İstanbul’da 1998 yılında tanışarak evlenen H.Ç. ile N.Ç. çiftinin bu evliliklerinden 3 çocukları dünyaya geldi. H.Ç daha sonra eşinden ayrılmak için İstanbul Aile Mahkemesi’nde açtığı boşanma davasının detaylarına göre, N.Ç. 2013 yılında beyninde tümör olduğunu ve Tekirdağ’da tedavi olacağını söyleyip yanına küçük kızını da alarak evden ayrıldı.

H.Ç çocukları ile birlikte tedavi için Tekirdağ’da bulunan karısının yanına her gitmek istediğinde eşinin kendisine “Beni bu halde görmenizi istemiyorum” dedi. Sözde hastane ortamından fotoğraflar da gönderdi. H.Ç. eşine düzenli olarak bankadan para gönderdi, iki üç ayda bir eve geldiğinde de elden para verdi.

Babasının banka aracılığıyla gönderdiği paraların Tekirdağ’dan değil de İstanbul’un Etiler ilçesinden bir banka şubesinden çekildiğini fark eden çiftin en büyük çocukları R.Ç. durumu annesi ile konuşmak için ikna etmesi üzerine annesi tarafından çağrıldığı yerde annesinin, yaşlı anne ve babasıyla yaşayan bir adamla karı-koca hayatı yaşadığını gördü.

Açılan boşanma davasında tanık olarak dinlenen R.Ç. yaşadıklarını “Annem saçlarını kazıtmış şekilde ve devamlı olarak hastane bahçesinde çekilmiş fotoğraflar gönderirdi. Aklımıza yanlış bir düşünce hiç gelmedi. Babamın anneme banka aracılığıyla gönderdiği paraların Tekirdağ’dan değil Etiler’deki bir bankadan çekildiğini anlayınca annemi aradım ve buluşmak için zorladığımda beni bulunduğu eve çağırmak zorunda kaldı. Eve gittiğimde bir adam görünce adamın kim olduğunu sorduğumda 5 yıllık kocam dedi Küçük kardeşim o adama baba diyor” şeklinde anlattı.

H.Ç. eşinin hastalığının yalan olduğunu öğrenerek eşi hakkında boşanma davası açarken eşine tedavi için gönderdiği 400 bin TL dahil olmak üzere 250 bin TL. de manevi tazminat talep ederken çocuklarının velayetini istediği öğrenildi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz